Kendimden vazgeçeli yıllar oldu. Sana anlattığım hüzün buzdağlarını eriteli de çok seneler oldu.. Seni hiçbir zaman “ ötekiler “ kısmına koymadım. Seni bende hiçbir zaman...
Benden geçemeyen di’li zamanlarıma ve O’ndan geçemediğime- Geçmişi getirip geleceğimle takas edemiyorum. Gidişinin mürekkebine batırıp diviti, alnıma yazıyorum seni falçatayla. Arkamı dönüp gitmek için tufan gerekliydi. Oysa...
Kendi defomla tanışma seansı için trans odasına geçtik Ve noktalı virgülden sonra; soyunmaya başladım üstümdeki bütün kelimeleri Balkona iç çamaşırlarıyla çıkmış bir şehir gibiydim Hazırdım damlamaya gökyüzünün alnından Dili...
diyebiliyorsan de bana dehşetim ruhum.... yakışıksız garip bir eylemde bulundukmu.... sen meleğim dedikçe..korkudan titriyorum.... yinede dudaklarım gidiyor sana doğru.... kalbimin sonsuza dek sahibi kadınım.... artık...
I Herşeyi özetleyip indirgedik imlere, Kesin matematik imlerle artık Uslamlama. Tanrı bir noktaysa eğer, silindir sayılamaz, İnsan - üstü otururken, kafa üstü duramaz. II a...
Ufkun sonsuz çizgisinde buluşur seyreden için, iki deli MAVİ. Yok, aslında bilirim ufkun çizgisi. Gözle görünen sadece bir aşk hilesi... Ufukta buluşturmaya çalıştığım iki hüzünlü...
Bir siyah Bir beyaz Bir çelişki / kavga ve sevda Bir uyum... Bir çocuk ihtilalleri taşlardı Ve karanfiller kaçırırdı yangından Yanardı elleri Acıtmazdı düş yangınları...
Önce bir kafes resmi yaparsın Kapısı açık bir kafes Sonra kuş için Bir şey çizersin içine Sevimli bir şey Yalın...
Herşeyim var sanıyorum,Hiçliğime yanıyorum...Herşey üstüme üstüme geliyor,Elimden hiç birşey gelmiyor...Herşeyim,Hiçbir şeyim...
Sonbahar sinmiş içime,Öyle böyle değil,Sorma gitsin...Hüzünlü şarkılar çalıyor beynimde,Dur de yetsin,Bitsin gitsin...Yetinmek istemiyorum, yetmesini istiyorum,Bilmesen de olur, Bilme gitsin...Yitsin bitsin...
Heryer bembeyaz, kar kokuyor şimdi...Uzaktan martıların çığlıklarını duyuyorum,Onlar da benim gibi bizim gibi yalnızlar...Sesli çığlıklarından sessiz çığlıkları duyuyorum...Kar beyazında mavi denizleri düşlüyorum...Uzaktan gemiler geçiyor...Özlemler getiriyor...
Hani kırılırsın,kırılırsın.Tükenme noktasında,kendini vurduğun dipten kazınamayacak derecede,dağılmış, yokolmuş duyumsarsın.Küsersin her şeye,herkese,hayata.Sırtında sayısız ihanet hançerleri.Yüreğin pres altında.Uzay boşluğunda,karadelikler seni top gibi birbirlerine fırlatarak,oyun oynarlar ya.Tünellerin ağzı...
bir sessizlik kapladı yüreğimi,hiç birşey gelmiyor içimden,kıstırıldı yüreklerimiz bir köşeye,artık elimden hiç birşey gelmez,dönüş yok en dibe doğru gidişler...
Öteki yarımı arıyorum...Kimbilir belki meçhul bir cinayete kurban gitti...Belki de elim bir trafik kazasında hayatını kaybetti...Ya da kendini kaybetti...Çok mu karamsarım ne, bak umutlarım tükendi...Belki...
Kendi anaforumda yavaş yavaş dibe vuruyorum Fizik kurallarını hiçe sayıyorum duvarlar örüyorum Kimyam coktan bozulmuş tepki vermez oluyorumPsikolojim ise iyiden iyiye depresif dağılıyorumMatematik sonsuz kere...